1- Solunum Hastalıklarının Tedavisinde Haloterapi

...

...
Çalışma – 1 Solunum Hastalıklarının Tedavisinde Haloterapi (Halotherapy for Treatment of Respiratory Diseases) ALINA V. CHERVINSKAYAI 1, 2, and NORA A. ZILBER 2 1- Saint-Petersburg Pavlov National Medical University, Russia 2- Joint-Stock Company Aeromed, ·Saint-Petersburg, Russia JOURNAL OF AEROSOL MEDICINE Volume 8, Number 3, 1995 Mary Ann Liebert, Inc

Farklı türlerde solunum hastalıkları bulunan 124 hastada Haloterapinin etkisi değerlendirilmiştir. Çalışmada 15 hastalık bir kontrol grubu oluşturulmuştur. 10 ila 20 gün süreyle ve günlük 1 saat olarak seans uygulanmıştır. Hastaların çoğunun klinik durumlarında iyileşme olmuştur. Akım - hacim halkası parametresinin olumlu dinamiği ve bronşial dirençteki azalma, vücut platismografi tekniği ile ölçülerek gözlemlenmiştir. Diğer taraftan kontrol grubunda istatistiksel olarak belirgin bir fark izlenmemiştir. Bu metodun özelliği kuru sodyum klorür aerosolün düşük konsantrasyonu ve kademeli tatbikidir.

TABLO – 1 Çalışılan Hastalar

Haloterapinin Uygulanması:

Tuz ile kaplanmış özel bir odada (Halochamber) içerisinde uygulama yapılmıştır. Özel olarak imal edilmiş bir nebülizatör ile (çoğunluğu 2 ila 5 mikronmetre büyüklüğünde olan) kuru sodyum klorür aerosolü (DSCA) üretilerek hava ortamına salınmıştır.

0.5 – 9 mg/m3 konsantrasyon aralığında istenilen aerosol varlığı hava ortamında kesintisiz olarak sağlanmıştır. Havalandırma ve ısıtma sistemlerinin yardımıyla sıcaklık 18 - 22 0 C ve nem % 45 - 55 aralığında tutulmuştur. Proses ve mikroklima parametreleri bilgisayar yardımıyla kontrol edilmiştir.

Prosedür günlük olarak ve bir saat süreli seanslar halinde ve 12 ila 25 günde tamamlanacak şekilde yürütülmüştür. Uygulamanın süresi ve aerosol parametreleri nozolojiye, klinik duruma, hastalığın fazına, vb. bağlı olarak (Tablo.1’de görüldüğü üzere) uzman tarafından reçete edilmiştir. Hastanın değişen durumuna bağlı olarak uygulama süresinde ve aerosol yoğunluğunda tedavi sürecindeki gerekliliklerle uyumlu olarak değişiklikler yapılmıştır.

Uygulama sırasında hastalar özel koltuklarına uzanarak sakin şekilde havayı teneffüs etmiştir. Rahatlatıcı bir müzik ve slayt gösterisi eşliğinde sürdürülmüştür. Haloterapi, tedavi olarak tek başına verildiği gibi diğer temel ilaçları ile veya diğer tedavi metotları ile kombine edilerek verilmiştir.

Haloterapi uygulamaları tamamlandığında bütün hastalar kendilerini daha iyi hissettiler, uyku kaliteleri arttı, halsizlik ve güçsüzlük belirtisi olmadı ve sinir sistemleri stabilize oldu. Klinik semptom analizi neticesinde başlangıçtaki Astım ataklarının sıklığı( %81 iken) ve Sıkıntılı Solunum (% 52 iken) tedavi sonunda belirgin olarak azalarak; Astım Atak sıklığı % 32 ye, Solunum Sıkıntısı çeken hastaların yüzdesi % 2 ye düştü. ( p< 0.001)

Öksürük vakaları daha seyrekleşti (% 95 iken % 70’ düşüş, p<0.001), öksürmek kolaylaştı ve daha prodüktifleşti, balgam miktarı azaldı ve daha mukozal hale geldi. Vazomotor rinit belirtileri olan hastaların sayısı azaldı (% 61 iken % 24’e düşüş, p<0.001)

Başlangıçta kortikosteroid alan 22 hastanın 11’inde (% 50’sinde) sistemik steroid kesildi, bu kişilere antiinfalamatuvar ajan olarak inhale kortikosteroid önerildi . 7 hastada da dozun azaltılması mümkün oldu.

İnhale betaagonist kullanan hastaların % 60’ı olan 41 hastada bu tedavi de kesilebildi ya da dozu azaltıldı. Bronkodilatörün ve inhale kortikosteroid tüketiminin azaltılması (veya sonlandırılması) klinik faydanın göstergesidir.

Başlangıçta, klinik durumu şiddetli olarak belirlenen %75 lik bir kesim Bronş Astımlı hastalarda haloterapi sayesinde rahatlatılıp, % 85’inin klinik durumu hafif ve orta dereceye indirilebilmiştir.Ayrıca, Kronik Bronşit, Bronşektazi ve Kistik Fibrozis hastalarının klinik durumu da rahatlatılmıştır. Hastalara bu ilk uygulamadan 6 ila 12 ay sonra tekrar haloterapi yapılmıştır. 3 ila 12 ay süresince alevlenme görülmedi. Ortalama remisyon süresi, 0,9 ay ila 7,6 aydı.

Hastaların FVC, FEVl, PEF, FEF 50 değerlerinde tedavinin 7. gününde belirgin artış izlendi;

FVC ve FEF 50 değerlerinde 14. günde ve tedavi sonunda da FVC, VC ve PEF değerlerinde iyileşme sağlandığı gözlendi. 7. günde iyileşen parametreler tedavi sonunda da aynı kaldı.

Tablo - 3.

Vücut platismografisinde ve akciğerin difüzyon kapasitesindeki bulgular Tablo. 4’te verilmiştir. Haloterapi sonrasında Raw (Havayolu Direnci) değerinde ve RV/TLC’de belirgin azalma izlenmiştir, diğer parametrelerde ise belirgin bir değişiklik olmamıştır.

Tablo - 4.

Haloterapinin başlangıcındaki obstrüksiyonun şiddetinin, bronşun açık kalması dinamikleri üzerinde bir etki yapıp yapmadığını bilmek bakımından bütün hastalar obstrüksiyonun şiddetine göre 4 gruba ayrılmıştır.

Tablo - 5.

Grup I zorlu eksprasyonda obstrüksiyon normale yakın olanlar (FEF 50 > 62 % Pr.); Grup II - bronş lümeninde hafif daralma olanlar (FEF 50 < 51 % Pr.); Grup III – orta derecede bronş daralması olan grup (FEF 50 < 31% Pr.) , ve Grup – IV - şiddetli obstrüksiyonu olanlar (FEF 50 < 22 % Pr.)

Haloterapinin sonunda Grup I ve II’deki endeksler başlangıca nazaran değişiklik göstermemiştir. Grup III (orta şiddette obstrüksiyonlu) hastalarda FEF 50 değeri ve Grup IV (şiddetli obstrüksiyonu olan) hastalarda ise bütün indeksler belirgin olarak arttı. Grup IV’te görülen değişikliklerinin derecesi, Grup I ve II’dekilere göre çok daha fazlaydı. Aynı bulgular Haloterapinin 7. gününde de 14. gününde de gözlendi. Tedavi süresi dikkate alınmaksızın bronş açıklığının sağlanmasının dinamikleri en büyük miktarda Grup IV’te (şiddetli obstrüksiyon olanlarda) gözlendi, Grup III (orta şiddette obstrüksiyonlu) hastalarda bu durum o kadar belirgin olmadı, Grup I ve II’de ise anlamlı değişiklik olmadı (hafif obstrüksiyon ya da obstrüksiyon olmayanlar)

 

 

1- Solunum Hastalıklarının Tedavisinde Haloterapi

...

...
Çalışma – 1 Solunum Hastalıklarının Tedavisinde Haloterapi (Halotherapy for Treatment of Respiratory Diseases) ALINA V. CHERVINSKAYAI 1, 2, and NORA A. ZILBER 2 1- Saint-Petersburg Pavlov National Medical University, Russia 2- Joint-Stock Company Aeromed, ·Saint-Petersburg, Russia JOURNAL OF AEROSOL MEDICINE Volume 8, Number 3, 1995 Mary Ann Liebert, Inc

Farklı türlerde solunum hastalıkları bulunan 124 hastada Haloterapinin etkisi değerlendirilmiştir. Çalışmada 15 hastalık bir kontrol grubu oluşturulmuştur. 10 ila 20 gün süreyle ve günlük 1 saat olarak seans uygulanmıştır. Hastaların çoğunun klinik durumlarında iyileşme olmuştur. Akım - hacim halkası parametresinin olumlu dinamiği ve bronşial dirençteki azalma, vücut platismografi tekniği ile ölçülerek gözlemlenmiştir. Diğer taraftan kontrol grubunda istatistiksel olarak belirgin bir fark izlenmemiştir. Bu metodun özelliği kuru sodyum klorür aerosolün düşük konsantrasyonu ve kademeli tatbikidir.

TABLO – 1 Çalışılan Hastalar

Haloterapinin Uygulanması:

Tuz ile kaplanmış özel bir odada (Halochamber) içerisinde uygulama yapılmıştır. Özel olarak imal edilmiş bir nebülizatör ile (çoğunluğu 2 ila 5 mikronmetre büyüklüğünde olan) kuru sodyum klorür aerosolü (DSCA) üretilerek hava ortamına salınmıştır.

0.5 – 9 mg/m3 konsantrasyon aralığında istenilen aerosol varlığı hava ortamında kesintisiz olarak sağlanmıştır. Havalandırma ve ısıtma sistemlerinin yardımıyla sıcaklık 18 - 22 0 C ve nem % 45 - 55 aralığında tutulmuştur. Proses ve mikroklima parametreleri bilgisayar yardımıyla kontrol edilmiştir.

Prosedür günlük olarak ve bir saat süreli seanslar halinde ve 12 ila 25 günde tamamlanacak şekilde yürütülmüştür. Uygulamanın süresi ve aerosol parametreleri nozolojiye, klinik duruma, hastalığın fazına, vb. bağlı olarak (Tablo.1’de görüldüğü üzere) uzman tarafından reçete edilmiştir. Hastanın değişen durumuna bağlı olarak uygulama süresinde ve aerosol yoğunluğunda tedavi sürecindeki gerekliliklerle uyumlu olarak değişiklikler yapılmıştır.

Uygulama sırasında hastalar özel koltuklarına uzanarak sakin şekilde havayı teneffüs etmiştir. Rahatlatıcı bir müzik ve slayt gösterisi eşliğinde sürdürülmüştür. Haloterapi, tedavi olarak tek başına verildiği gibi diğer temel ilaçları ile veya diğer tedavi metotları ile kombine edilerek verilmiştir.

Haloterapi uygulamaları tamamlandığında bütün hastalar kendilerini daha iyi hissettiler, uyku kaliteleri arttı, halsizlik ve güçsüzlük belirtisi olmadı ve sinir sistemleri stabilize oldu. Klinik semptom analizi neticesinde başlangıçtaki Astım ataklarının sıklığı( %81 iken) ve Sıkıntılı Solunum (% 52 iken) tedavi sonunda belirgin olarak azalarak; Astım Atak sıklığı % 32 ye, Solunum Sıkıntısı çeken hastaların yüzdesi % 2 ye düştü. ( p< 0.001)

Öksürük vakaları daha seyrekleşti (% 95 iken % 70’ düşüş, p<0.001), öksürmek kolaylaştı ve daha prodüktifleşti, balgam miktarı azaldı ve daha mukozal hale geldi. Vazomotor rinit belirtileri olan hastaların sayısı azaldı (% 61 iken % 24’e düşüş, p<0.001)

Başlangıçta kortikosteroid alan 22 hastanın 11’inde (% 50’sinde) sistemik steroid kesildi, bu kişilere antiinfalamatuvar ajan olarak inhale kortikosteroid önerildi . 7 hastada da dozun azaltılması mümkün oldu.

İnhale betaagonist kullanan hastaların % 60’ı olan 41 hastada bu tedavi de kesilebildi ya da dozu azaltıldı. Bronkodilatörün ve inhale kortikosteroid tüketiminin azaltılması (veya sonlandırılması) klinik faydanın göstergesidir.

Başlangıçta, klinik durumu şiddetli olarak belirlenen %75 lik bir kesim Bronş Astımlı hastalarda haloterapi sayesinde rahatlatılıp, % 85’inin klinik durumu hafif ve orta dereceye indirilebilmiştir.Ayrıca, Kronik Bronşit, Bronşektazi ve Kistik Fibrozis hastalarının klinik durumu da rahatlatılmıştır. Hastalara bu ilk uygulamadan 6 ila 12 ay sonra tekrar haloterapi yapılmıştır. 3 ila 12 ay süresince alevlenme görülmedi. Ortalama remisyon süresi, 0,9 ay ila 7,6 aydı.

Hastaların FVC, FEVl, PEF, FEF 50 değerlerinde tedavinin 7. gününde belirgin artış izlendi;

FVC ve FEF 50 değerlerinde 14. günde ve tedavi sonunda da FVC, VC ve PEF değerlerinde iyileşme sağlandığı gözlendi. 7. günde iyileşen parametreler tedavi sonunda da aynı kaldı.

Tablo - 3.

Vücut platismografisinde ve akciğerin difüzyon kapasitesindeki bulgular Tablo. 4’te verilmiştir. Haloterapi sonrasında Raw (Havayolu Direnci) değerinde ve RV/TLC’de belirgin azalma izlenmiştir, diğer parametrelerde ise belirgin bir değişiklik olmamıştır.

Tablo - 4.

Haloterapinin başlangıcındaki obstrüksiyonun şiddetinin, bronşun açık kalması dinamikleri üzerinde bir etki yapıp yapmadığını bilmek bakımından bütün hastalar obstrüksiyonun şiddetine göre 4 gruba ayrılmıştır.

Tablo - 5.

Grup I zorlu eksprasyonda obstrüksiyon normale yakın olanlar (FEF 50 > 62 % Pr.); Grup II - bronş lümeninde hafif daralma olanlar (FEF 50 < 51 % Pr.); Grup III – orta derecede bronş daralması olan grup (FEF 50 < 31% Pr.) , ve Grup – IV - şiddetli obstrüksiyonu olanlar (FEF 50 < 22 % Pr.)

Haloterapinin sonunda Grup I ve II’deki endeksler başlangıca nazaran değişiklik göstermemiştir. Grup III (orta şiddette obstrüksiyonlu) hastalarda FEF 50 değeri ve Grup IV (şiddetli obstrüksiyonu olan) hastalarda ise bütün indeksler belirgin olarak arttı. Grup IV’te görülen değişikliklerinin derecesi, Grup I ve II’dekilere göre çok daha fazlaydı. Aynı bulgular Haloterapinin 7. gününde de 14. gününde de gözlendi. Tedavi süresi dikkate alınmaksızın bronş açıklığının sağlanmasının dinamikleri en büyük miktarda Grup IV’te (şiddetli obstrüksiyon olanlarda) gözlendi, Grup III (orta şiddette obstrüksiyonlu) hastalarda bu durum o kadar belirgin olmadı, Grup I ve II’de ise anlamlı değişiklik olmadı (hafif obstrüksiyon ya da obstrüksiyon olmayanlar)

 

 

Haberler

...

...
Çankırı Yer Altı Tuz Şehri

Tuz terapisi, yetişkinlerde ve çocuklarda; solunum alerjileri, astım, KOAH, bronşit, bronşektazi, kistik fibrozis, sık tekrarlayan solunum yolu hastalıkları, sigarayı bıraktıktan sonra akciğerlerin temizlenmesi, nefes darlığı, sinüzit, stres, kronik yorgunluk, uyku bozuklukları, orta kulak iltihabı, ses bozuklukları ve bazı cilt rahatsızlıklarında uygulanan doğal bir destek tedavisidir.

...
Çavundur Kaplıcaları

Çavundur Kaplıca suyu; eklem ağrıları, kireçlenme, bel ağrıları, romatizmal hastalıklar, kas ağrıları, tendon iltihaplanmaları, kas tutulmaları, kronik yorgunluk sendromu, ortopedik ameliyatlar sonrası hareket kısıtlılıkları ve çeşitli diğer ortopedik ile nörolojik rahatsızlıklar ile sedef, egzama ve akne gibi cilt hastalıklarına iyi gelmektedir.

...
Prof. Dr. Mevlüt Karataş'ı ziyaret

02.07.2025 tarihinde Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Prof. Dr. Mevlüt Karataş'ı, Dernek yönetimi olarak ziyaret ettik, göreve başlaması sebebiyle hayırlı olsun dileklerimizi ilettik.

...
Prof. Dr. Özcan Özkan'ı ziyaret

27.06.2025 tarihinde, Çankırı Karatekin Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özcan Özkan'ı ziyaret ettik.

...
4. Doğal Terapiler Kongresi

22- 25 Mayıs 2025 tarihlerinde, İstanbul Kağıthane'de Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivleri Başkanlığı binasında düzenlenen “4. Doğal Terapiler Kongresi”ne, Çankırı Özel Karatekin Hastanesi ile birlikte katıldık.

...
Çankırı Belediyesi Tuzlife Otel Açılışı

Aynı tesiste daha önce hizmete giren aquapark ve otelin sosyal alanları ile birlikte tesis Çankırı'ya kazandırıldı.

...
Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi

Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesinde öğrenci olan Esra Alpgün ile "Tuz Terapisi Konulu Araştırma Haber Projesi" için mülakat yaparak, bilgilerimizi paylaştık. (Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Özkurt ile )

...
KARABÜK ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK FESTİVALİ 2024

6-7 Kasım 2024 tarihlerinde Karabük Üniversitesi tarafından düzenlenilen Sağlık Fest 2024 etkinliğine katıldık.

...
Prof. Dr. Zeki Müfit KARAGÜLLE

"Daha Güçlü Bir Nefes" projesini yürüten Doktorlardan, Çankırı Özel Karatekin Hastanesi İç Hastalıkları Uzm. Dr. Tuba Ö. Haliloğlu ile birlikte Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Uzm. Doktoru Müfit Zeki Karagülle'yi ziyaret ettik ve değerli Hocamızı Çankırı'ya davet ettik.

Haberler

...

...
Çankırı Yer Altı Tuz Şehri

Tuz terapisi, yetişkinlerde ve çocuklarda; solunum alerjileri, astım, KOAH, bronşit, bronşektazi, kistik fibrozis, sık tekrarlayan solunum yolu hastalıkları, sigarayı bıraktıktan sonra akciğerlerin temizlenmesi, nefes darlığı, sinüzit, stres, kronik yorgunluk, uyku bozuklukları, orta kulak iltihabı, ses bozuklukları ve bazı cilt rahatsızlıklarında uygulanan doğal bir destek tedavisidir.

...
Çavundur Kaplıcaları

Çavundur Kaplıca suyu; eklem ağrıları, kireçlenme, bel ağrıları, romatizmal hastalıklar, kas ağrıları, tendon iltihaplanmaları, kas tutulmaları, kronik yorgunluk sendromu, ortopedik ameliyatlar sonrası hareket kısıtlılıkları ve çeşitli diğer ortopedik ile nörolojik rahatsızlıklar ile sedef, egzama ve akne gibi cilt hastalıklarına iyi gelmektedir.

...
Prof. Dr. Mevlüt Karataş'ı ziyaret

02.07.2025 tarihinde Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Prof. Dr. Mevlüt Karataş'ı, Dernek yönetimi olarak ziyaret ettik, göreve başlaması sebebiyle hayırlı olsun dileklerimizi ilettik.

...
Prof. Dr. Özcan Özkan'ı ziyaret

27.06.2025 tarihinde, Çankırı Karatekin Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özcan Özkan'ı ziyaret ettik.

...
4. Doğal Terapiler Kongresi

22- 25 Mayıs 2025 tarihlerinde, İstanbul Kağıthane'de Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivleri Başkanlığı binasında düzenlenen “4. Doğal Terapiler Kongresi”ne, Çankırı Özel Karatekin Hastanesi ile birlikte katıldık.

...
Çankırı Belediyesi Tuzlife Otel Açılışı

Aynı tesiste daha önce hizmete giren aquapark ve otelin sosyal alanları ile birlikte tesis Çankırı'ya kazandırıldı.

...
Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi

Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesinde öğrenci olan Esra Alpgün ile "Tuz Terapisi Konulu Araştırma Haber Projesi" için mülakat yaparak, bilgilerimizi paylaştık. (Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Özkurt ile )

...
KARABÜK ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK FESTİVALİ 2024

6-7 Kasım 2024 tarihlerinde Karabük Üniversitesi tarafından düzenlenilen Sağlık Fest 2024 etkinliğine katıldık.

...
Prof. Dr. Zeki Müfit KARAGÜLLE

"Daha Güçlü Bir Nefes" projesini yürüten Doktorlardan, Çankırı Özel Karatekin Hastanesi İç Hastalıkları Uzm. Dr. Tuba Ö. Haliloğlu ile birlikte Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Uzm. Doktoru Müfit Zeki Karagülle'yi ziyaret ettik ve değerli Hocamızı Çankırı'ya davet ettik.